Anket sonucu bir nokta değil, bir banttır. Ve bazen sorulan sorunun kendisi cevabı değiştirir.
Karadut Sokağı · Deniz anket yapıyor
Deniz sokakta bir anket yapmaya karar verdi: "Önümüzdeki yıl fiyatların daha hızlı artacağını düşünüyor musunuz?"
İlk gün 20 kişiye sordu. %60 evet dedi. Kahvede duyurdu: "Sokağın %60’ı fiyatların hızlanacağını düşünüyor!"
Ertesi hafta aynı soruyu 200 kişiye sordu. Bu kez %48 çıktı. Şaşırdı. "Sokak fikir mi değiştirdi?"
Değiştirmemişti. İlk anket yalnızca kahvedeki müdavimlere yapılmıştı; ikincisi sokağın tamamına. Örneklem değişince sonuç değişmişti.
İkinci bir şey daha fark etti. Soruyu "fiyatlar çok mu artacak?" diye sorduğunda evet oranı yükseliyordu. Soru biçimi cevabı değiştiriyordu.
Ama asıl ilginç olan üçüncü gözlemdi. Anketin sonucu duyulunca Nurten Hanım raftaki etiketleri erkenden güncelledi. Salih Usta un stoğunu artırdı. İki hane erken alışveriş yaptı.
Deniz kalemi bıraktı. "Bir dakika. Fiyatların artacağını bekledikleri için davranışlarını değiştirdiler; davranışları değişince fiyatlar gerçekten arttı."
Defterine yazdı: "Beklenti, ekonomide yalnızca bir tahmin değildir. Kendisi de bir sebeptir. Bu yüzden merkez bankaları beklenti anketlerini bu kadar ciddiye alır."
Anket, bir topluluğun tamamına değil bir örneklemine soru sorup sonucu bütüne genellemektir. Bu yüzden her anket sonucunda bir belirsizlik payı bulunur: hata payı. Kabaca bir kural işe yarar: hata payı yaklaşık 100 ÷ √n kadardır (n = kişi sayısı). Yüz kişilik bir ankette yaklaşık ±10 puan, dört yüz kişilikte ±5 puan, iki bin beş yüz kişilikte ±2 puan. Yani bir anket sonucu bir nokta değil bir bant olarak okunmalıdır.
Bu kuralın en önemli sonucu şudur: hata payı örneklem büyüklüğüyle değil, kareköküyle azalır. Hata payını yarıya indirmek için örneklemi dört kat, beşe bölmek için yirmi beş kat büyütmek gerekir. Anketlerin neden pahalı olduğunu ve neden belli bir noktadan sonra “biraz daha kişiye soralım” demenin işe yaramadığını bu açıklar. Buradan pratik bir okuma kuralı çıkar: iki anket arasındaki fark hata payından küçükse, ortada anlamlı bir değişim yoktur — “üç puan geriledi” manşetleri çoğu zaman gürültüdür.
Sayı kadar önemli iki şey daha vardır. Temsil: kimlere sorulduğu. Yalnızca kahvedekilere sorulan anket sokağın tamamını temsil etmez; örneklem büyük olsa bile yanlı olabilir. Büyük ama yanlı bir örneklem, küçük ama temsil eden bir örneklemden daha kötüdür. Soru biçimi: “fiyatlar artacak mı?” ile “fiyatlar çok mu artacak?” aynı soru değildir. Ciddi anketlerde soru metni de yayımlanır — çünkü sorunun kendisi verinin bir parçasıdır.
Ekonomide anketlerin ayrı bir önemi vardır: beklentileri ölçerler. Enflasyon beklentisi anketleri, tüketici ve reel sektör güven endeksleri, satın alma yöneticileri anketleri… Bunların çoğu 50 eşiğine göre okunur: 50 üstü genişleme, 50 altı daralma yönünü gösterir. Bu göstergeler öncü sayılır: gerçekleşen veriden önce sinyal verirler. Ve kritik nokta şudur — beklenti yalnızca bir tahmin değildir, davranışı değiştirdiği için kendisi de bir sebeptir. Fiyatların artacağını bekleyen erken alır, erken zam yapar, ücret talebini buna göre kurar. Merkez bankalarının beklenti yönetimine bu kadar önem vermesinin sebebi budur.
Beklenti ve güven anketleri, gerçekleşen veriden önce sinyal verdikleri için “öncü gösterge” sayılır. Her ülkede farklı isimler taşırlar ama mantıkları aynıdır.
| Ülke / bölge | İzlenen anket | Ne ölçer? | Okuma eşiği | Ne anlama geliyor? |
|---|---|---|---|---|
| 🇹🇷Türkiye | Piyasa katılımcıları anketi | Enflasyon ve kur beklentisi | Hedefe uzaklık | Beklentinin hedeften ne kadar uzaklaştığı, para politikasının en yakından izlediği göstergelerden biridir. |
| 🇺🇸ABD | Tüketici güveni ve PMI | Harcama eğilimi ve sanayi | 50 eşiği | Satın alma yöneticileri anketi 50 üstündeyse genişleme, altındaysa daralma yönü okunur. |
| 🇪🇺Euro Bölgesi | ZEW, Ifo, PMI | Beklenti ve iş iklimi | 50 eşiği | Almanya’nın iş iklimi anketi, bütün bölge için öncü gösterge sayılacak kadar izlenir. |
| 🇯🇵Japonya | Tankan | Firma iş koşulları | Sıfır eşiği | İyimser ve kötümser firma yüzdelerinin farkı olarak yayımlanır; sıfır eşiği burada 50’nin yerini alır. |
| 🇬🇧İngiltere | Enflasyon beklenti anketi | Hane beklentisi | Hedefe uzaklık | Hanelerin beklentisi ile piyasanın beklentisi ayrı ayrı ölçülür; ikisi arasındaki fark da bir bilgidir. |
| 🌐Küresel | Küresel PMI derlemeleri | Sanayi ve hizmet | 50 eşiği | Ülke anketlerinin derlenmiş hâli; küresel yavaşlamaların ilk işaretleri genellikle burada görülür. |
Her anket sonucunun bir hata payı vardır.
Hata payını 5’e bölmek için örneklem 25 kat büyümeli.
Beklenen şey, davranışı değiştirdiği için gerçekleşir.
Bir anketin güvenilirliği yalnızca kişi sayısına bağlı değildir. Temsil ve soru biçimi en az onun kadar belirleyicidir. Her biri için karar ver.
Anket, bütüne değil bir örnekleme sorar. Her sonuçta bir belirsizlik payı vardır: kabaca 100 ÷ √n. Bir anket sonucu bir nokta değil, bir bant olarak okunmalıdır.
Hata payı örneklemin kendisiyle değil kareköküyle azalır. Yarıya indirmek için dört kat, beşe bölmek için yirmi beş kat büyütmek gerekir. Anketlerin neden pahalı olduğunu bu açıklar.
İki ölçüm arasındaki fark hata payından küçükse, ortada anlamlı bir değişim olduğu söylenemez. “Üç puan geriledi” manşetlerinin çoğu bu tuzağa düşer. Tek ölçüme değil eğilime bakmak daha güvenlidir.
Örneklem kimlerden oluşuyor? Yalnızca belirli bir gruba sorulmuş anket, büyük olsa bile bütünü temsil etmez. Büyük ama yanlı bir örneklem, küçük ama temsil eden bir örneklemden daha kötüdür — çünkü yanlış sonucu daha kesin gösterir.
“Fiyatlar artacak mı?” ile “fiyatlar çok mu artacak?” aynı soru değildir. Sorunun kelimeleri cevabı değiştirir. Bu yüzden ciddi anketlerde soru metni de yayımlanır; soru, verinin bir parçasıdır.
Güven endeksleri ve satın alma yöneticileri anketleri çoğunlukla 50 eşiğine göre okunur: üstü genişleme, altı daralma. Bunlar öncü göstergelerdir. Ve ekonomide beklenti yalnızca tahmin değildir: davranışı değiştirdiği için kendisi de bir sebeptir — bu yüzden bir ölçüde kendi kendini gerçekleştirir.
Pratik yöntem: bir anket manşeti gördüğünde üç soruyu sor — kaç kişiye soruldu, kimlere soruldu ve fark hata payını aşıyor mu? Üçü de yanıtlanmadan “kamuoyu şunu düşünüyor” cümlesi kurulamaz.
Bir ankette 400 kişiye soruldu. Kabaca 100 ÷ √n kuralıyla yaklaşık hata payı yüzde kaçtır?
Hata payı için kabaca 100 ÷ √n kuralını kullan (n = kaç kişiye sorulduğu). Sırayla hesapla.
aSokakta 100 kişiye soruldu. Yaklaşık hata payı yüzde kaçtır?
bAynı soru 2.500 kişiye sorulsaydı yaklaşık hata payı yüzde kaç olurdu?
cHata payını %10’dan %2’ye indirmek için örneklem kaç kat büyütüldü?
“Yıllık mı aylık mı: baz tuzağı” — aynı gün, aynı veriden üç farklı manşet nasıl çıkıyor? Ve “yıl başından bu yana %50” cümlesi neden bazen tamamen yanıltıcıdır?