Para ağaçta yetişmez. Peki nereden gelir?
Karadut Sokağı · çok erken bir sabah
Bir kış sabahı Deniz erken uyandı. Hava daha karanlıktı. Pencereden baktı ve sokakta tek bir ışık gördü: fırın.
"Anne, Kemal Usta neden uyumuyor?" diye sordu. Annesi "Uyuyor," dedi, "ama bizden önce kalkıyor. Sen kahvaltıda ekmek yiyebilesin diye."
O gün Deniz fırına gitti ve baktı: usta hamuru yoğuruyor, tepsiyi sürüyor, alnını siliyordu. Kolları una bulanmıştı.
Akşam babası işten geldiğinde Deniz ona da baktı. Sonra annesine. Sonra Nesrin Teyze’ye. Herkes bir şey yapıyordu.
"Para," dedi Deniz kendi kendine, "çalışınca geliyormuş."
Para gökten yağmaz, ağaçta da yetişmez. İnsanlar çalışarak kazanır.
Doktor hastaları iyileştirir, şoför otobüs kullanır, fırıncı ekmek yapar. Herkes bir iş yapar ve karşılığında para alır.
Bir işi yapmak için harcadığın çabaya emek denir.
Para bir anda gelmez. Çalışmak zaman alır.
Emekle kazanılan paraya iyi bakılır.
Her biri için seç.
Emek, bir işi yapmak için harcadığın çabadır. Odanı toplamak, masayı silmek, çiçekleri sulamak — hepsi emektir.
Çünkü para emeğin karşılığıdır. Ne kadar çok kişi senin yaptığın işe ihtiyaç duyarsa, o iş o kadar değerli olur.
Kendi emeğinle kazandığın parayı harcarken daha dikkatli olursun — çünkü onun için uğraştın.
3 gün odanı topladın. Her gün 2 TL aldın. Toplam kaç TL kazandın?
Bir hafta boyunca çiçekleri suluyorsun ve her gün 2 TL alıyorsun. Sırayla çözelim ✋
aPazartesi ve salı suladın. Kaç TL oldu?
bÇarşamba da suladın. Toplam kaç TL oldu?
cBu parayla 4 TL’lik boya kalemi aldın. Kaç TL kaldı?
"İstiyorum mu, lazım mı?" — canın çekince mi alırız, gerçekten gerekince mi?