Yüksek kazanç vaat eden herkesin sana söylemediği şey.
Karadut Sokağı · bir sonbahar
Deniz’in yazın kazandığı para hesabında duruyordu. On beş bin lira. Ne yapacağını bilmiyordu, ama bir şey yapması gerektiğini hissediyordu — çünkü paranın durduğunu öğrenmişti; ve duran paranın eridiğini de.
O sırada bir mesaj geldi. Tanımadığı biri, gülümseyen bir profil fotoğrafı, çok kibar bir dil: "Aylık %30 getiri. Garantili. Risk yok. Sadece bu hafta."
Deniz hesabı yaptı: ayda %30 demek, on beş bin liranın bir yılda… hesap makinesi çok büyük bir sayı gösterdi. Kalbi hızlandı. Toprak’a gösterdi. Toprak "kaçırma" dedi.
Deniz o akşam bakkala uğradı ve Nesrin Teyze’ye anlattı. Teyze gözlüğünü çıkardı ve sadece iki soru sordu. "Birincisi: bu para nereden kazanılıyor? Yani hangi işten, hangi üretimden?" Deniz bilmiyordu. "İkincisi: bu kadar kolay ve garanti kazanç varsa, bu kişi neden senin paranı arıyor? Kendi parasıyla yapsa yetmez mi?"
Deniz cevap veremedi. Ve cevap veremediği için vazgeçti.
Üç ay sonra o hesap kapandı; parasını yatıranlar bir daha ulaşamadı. Nesrin Teyze duyduğunda sadece şunu dedi: "Kazanç ile risk el eledir kızım. Biri yüksek, diğeri sıfır diyorsa — birisi sana yalan söylüyor demektir."
Sana normalden yüksek getiri teklif eden biri, aslında şunu söylüyordur: "Bu paranın geri gelmeme ihtimali var, bu yüzden fazladan ödüyorum." Fazladan getiri, üstlendiğin riskin bedelidir.
Bu yüzden bir teklifi değerlendirirken sorulacak soru "ne kadar kazandırır?" değil, "ne kadarını kaybedebilirim ve bunu göze alabilir miyim?" olmalıdır.
İkisi el eledir. Biri sıfır, diğeri yüksek olamaz.
Tüm yumurtaları tek sepete koyma.
Parayı nereden kazandığını anlatamıyorsan uzak dur.
Her teklif için karar ver. İpucu: kaynağı belli mi, risk kabul ediliyor mu, acele ettiriyor mu?
Beklenen getiri arttıkça, kaybetme ihtimali de artar. Yatırımın temel takasıdır; kimse bunu ortadan kaldıramaz.
Parayı tek bir yere değil, birbirinden farklı araçlara dağıtmak. Biri kötü giderse diğerleri dengeler. "Tüm yumurtalar tek sepette olmasın" sözü budur.
Paranın kaç yılda ikiye katlanacağını kabaca bulmanın kısayolu: 72 ÷ yıllık getiri. %12 getiride 6 yıl, %24’te 3 yıl. Sadece bir tahmin aracıdır.
Getiriden enflasyonu çıkardığında kalan. Asıl önemli olan budur: %25 kazanıp %30 enflasyon yaşadıysan kaybettin.
Kazancı gerçek bir işten değil, yeni katılanların parasından ödeyen sistem. Yeni katılım durunca çöker. "Arkadaşını getir" vurgusu en belirgin işaretidir.
Birikimini değerlendirmeye ya da bir kurumun borçlanmasına yarayan araçların genel adı. Ortak özellikleri şudur: kazandırabildikleri gibi kaybettirebilirler de. En yaygın üçü: mevduat (parayı belirli süre bankada tutup faiz almak), tahvil ve bono (bir kuruma borç verip vade sonunda belirlenen tutarı almak; bononun vadesi bir yıldan kısadır), hisse senedi (bir şirkete ortak olmak ve kârından pay beklemek).
Bu üç araç aynı ölçüde riskli değildir ve farkı anlamanın yolu şu soruyu sormaktır: kötü giderse kim kaybeder? Mevduatta banka sana belirlenen faizi öder. Tahvilde borçlu ödeyemezse kaybedersin. Hisse senedinde ise şirketin kârına da zararına da doğrudan ortaksındır. Getiri beklentisi yükseldikçe, kaybetme ihtimali de yükselir — bu ders boyunca gördüğün kuralın araç tarafındaki karşılığı budur.
Bu ders bir yatırım tavsiyesi değildir ve hiçbir ürün önermez. Amacı, kavramları tanıyıp kötü tekliflerden korunmayı öğretmektir. Yatırım kararları için yetkili ve lisanslı kaynaklara başvurulur.
72 kuralına göre yıllık %12 getiride para yaklaşık kaç yılda ikiye katlanır?
Bir birikim aracı yıllık %18 getiri veriyor, enflasyon ise %12.
aYıllık getiri %18. 72 kuralına göre para kaç yılda ikiye katlanır?
bAynı dönemde enflasyon %12. Reel getirin kaç puandır?
cReel getiriye göre paranın alım gücü kaç yılda ikiye katlanır?
"Büyük kararlar" — meslek, eğitim ve gelirin kaynağı. Hayatının en pahalı seçimleri.