Aynı simit neden her yıl biraz daha pahalı?
Karadut Sokağı · birinci hikâye
Deniz her cumartesi sabahı aynı şeyi yapar: köşedeki fırına gider, camdan içeri bakar ve Kemal Usta’nın tepsiden yeni çıkardığı simitlerden birini alır. Bu, iki yıldır böyle.
O sabah cebindeki parayı uzattı. Kemal Usta gülümsedi: "Üç lira daha lazım Deniz." Deniz şaşkın kaldı. "Ama simit beş liraydı!" "İki yıl önceydi o," dedi usta. "Bugün sekiz."
Deniz’in içinden bir ses "Kemal Usta açgözlü olmuş" dedi. Ama yüzüne bakınca öyle olmadığını anladı; usta hâlâ aynı yorgun, aynı güler yüzlü adamdı.
Kemal Usta onu tezgâhın arkasına çağırdı. Bir defter çıkardı. "Bak," dedi, "iki yıl önce bir çuval un yüz liraydı, şimdi yüz altmış. Elektrik faturam iki katına çıktı. Susamın fiyatını sorma bile. Ben simide zam yapmadım Deniz — simidin maliyeti bana zam yaptı, ben de mecburen sana."
Deniz eve dönerken düşündü: demek fiyatlar kendiliğinden artmıyor. Arkalarında bir sürü başka fiyat var, ve hepsi birbirini itiyor. Sonra aklına daha ürkütücü bir şey geldi: kumbarasındaki para iki yıldır hiç değişmemişti. Ama alabildiği simit sayısı değişmişti.
Enflasyon, fiyatların genel seviyesinin zamanla artmasıdır. Tek bir ürünün pahalanması değil; ekmeğin, kiranın, otobüsün, ayakkabının birlikte pahalanmasıdır.
Enflasyon olduğunda cebindeki paranın sayısı değişmez ama gücü azalır. Buna paranın alım gücü denir.
Bir düşün: senin evinizde ay boyunca en çok neye para gidiyor? Deniz’in evinde okul servisi, defter, kalem ve market alışverişi başı çekiyor. Sokağın başındaki Nesrin Teyze ise tek başına yaşıyor; onun parasının çoğu ilaca ve ısınmaya gidiyor.
Şimdi ilaç fiyatları çok arttı, defter fiyatları ise aynı kaldı diyelim. Nesrin Teyze için hayat belirgin biçimde pahalandı, Deniz’in ailesi ise farkı pek hissetmedi. İkisi de aynı ülkede yaşıyor ama ikisinin enflasyonu aynı değil.
Herkesin harcaması farklı olduğu için, herkesin enflasyonunu ayrı ayrı hesaplamak imkânsızdır. Bu yüzden TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) ülkenin ortalama bir alışveriş sepetini belirler. Bu sepette ekmekten otobüs biletine, ayakkabıdan kalorifer yakıtına kadar 400’den fazla mal ve hizmet vardır. Her ürünün sepette bir ağırlığı da vardır: insanlar ekmeğe çiklet fiyatından çok daha fazla para harcadığı için, ekmeğin zammı enflasyonu daha çok etkiler.
Haberlerde duyduğun enflasyon oranı, işte bu ortalama sepetin ne kadar pahalandığıdır. Yani gerçek bir bilgidir — ama ortalamadır. Senin yaşadığın enflasyon bundan biraz farklı olabilir.
Enflasyon tek ürün değil, genel seviyedir.
Para aynı kalır, alabildiğin azalır.
Yastık altındaki para her yıl sessizce küçülür.
Yıllık enflasyonun yüksek olduğu bir yılı düşün. Her durum için seç.
Fiyatların genel seviyesinin artması. "Yıllık enflasyon %20" demek, ortalama bir alışveriş sepetinin bir yılda %20 pahalanması demektir.
Paranın ne kadar şey alabildiği. 100 lira hep 100 liradır; ama onunla alabildiğin makarna sayısı her yıl değişir. Zenginlik, paranın sayısında değil alım gücündedir.
Paranı %15 faizle büyüttün ama enflasyon %20 ise, aslında kaybettin. Gerçek kazanç = getiri − enflasyon. Buna reel getiri denir.
Enflasyonu ölçmek için kullanılan, ülkenin ortalama alışverişini temsil eden 400’den fazla mal ve hizmetten oluşan liste. Her ürünün bir ağırlığı vardır: çok harcanan şeylerin zammı enflasyonu daha çok etkiler. Bu sepetin fiyatından hesaplanan göstergeye TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) denir.
Herkesin sepeti farklı olduğu için herkesin yaşadığı enflasyon da farklıdır. Öğrencinin sepetinde kırtasiye, yaşlı bir insanın sepetinde ilaç ağır basar. Açıklanan oran yanlış değildir, ortalamadır. Kendi enflasyonunu merak ediyorsan, kendi harcamalarına bak.
Bu yüzden "param duruyor, bir şey kaybetmiyorum" cümlesi yanlıştır. Duran para, sessizce küçülen paradır.
Simit 2 yıl önce 5 TLydi, bugün 8 TL. Fiyat yüzde kaç arttı?
Bir market sepetini 2 yıl takip ediyoruz. Her adımın cevabı bir sonrakinde lazım olacak.
aBir sepet market alışverişi bugün 200 TL. Yıllık enflasyon %20. 1 yıl sonra aynı sepet kaç TL olur?
b2. yılın sonunda aynı sepet kaç TL olur? (Dikkat: 2. yıl artış 240 üzerinden işler.)
cBu 200 TL’yi 2 yıl yastık altında tuttun. Sepeti alabilmek için kaç TL eksiğin olur?
"Borç ve faiz" — bugün almak, yarın ödemek. Peki bu kolaylığın bedeli ne?