Bugün almak, yarın ödemek. Peki bedeli ne?
Karadut Sokağı · ikinci hikâye
Eda o bisikleti üç aydır izliyordu. Vitrinde, kırmızı, sepeti olan. Fiyatı iki yüz lira. Kumbarasında yüz yirmi lira vardı ve her hafta on lira ekliyordu.
Yani sekiz hafta daha. Sekiz hafta, on üç yaşındayken çok uzun bir süredir.
Kuzeni Toprak omzuna vurdu. "Ben sana borç vereyim," dedi. "Seksen lira. Üç ay sonra bana doksan beş verirsin. Bisiklete bugün binersin." Eda bir saniye bile düşünmedi. O gün bisiklete bindi.
İlk hafta harikaydı. İkinci hafta da. Sonra Nesrin Teyze’nin bakkalında bir şey oldu: Eda dondurma almak için cebine davrandı ve durdu. Bu paranın on lirası Toprak’ındı. Sonraki hafta yine durdu. Ve sonraki hafta yine.
Üç ay sonra borcunu ödedi. Bisiklet hâlâ güzeldi. Ama Eda bir şeyi fark etmişti: bisikleti sekiz hafta erken almıştı ve bunun için on beş lira ödemişti. Nesrin Teyze tezgâhın ardından gülümsedi: "Borç, zamanı satın almaktır kızım. Ve zamanın da bir fiyatı vardır."
Ders 5’te (8–10 yaş) bankaya para yatırınca faiz kazandığını öğrenmiştin. Şimdi madalyonun öbür yüzü: bankadan ya da birinden para alırsan, geri verirken faiz ödersin.
Aldığın asıl paraya anapara, üzerine eklenen fazlalığa faiz denir.
Erken sahip olursun; bedeli faizdir.
Borçluyken paran tam olarak senin değildir.
Soru şu: ödeyeceğin faize değer mi?
Her durum için karar ver. İki şeye bak: gerekli mi ve ödeyebilecek mi.
Ödünç aldığın asıl tutar. 200 TL borç aldıysan anapara 200 TL’dir.
Anaparanın üzerine, kullandığın süre için ödediğin fazlalık. Bir eşyayı kiralamak gibi düşün: parayı kiralıyorsun, kirası faiz.
Borcu ne zaman ödeyeceğin. Vade uzadıkça toplam faiz artar — aylık taksit küçülür ama toplamda daha çok ödersin. Küçük taksit, ucuz borç demek değildir!
Faiz sadece bir maliyet değildir. Borç alan için maliyettir, borç veren için getiridir. Paranı bankaya yatırdığında banka onu başkasına kredi olarak verir; sen faiz kazanırsın, o faiz öder. Yani aynı sokakta faiz birine yük, ötekine gelirdir — hangi tarafta durduğun her şeyi değiştirir.
Bir borcun faizi tek bir sebeple oluşmaz. İçinde üç şey vardır: enflasyon beklentisi (para değer kaybedecekse alacaklı bunu ister), risk (borcun ödenmeme ihtimali yüksekse faiz artar) ve vade (süre uzadıkça belirsizlik büyür, faiz de büyür). Bu yüzden aynı gün, aynı bankada, iki kişiye farklı faiz çıkabilir.
Altın kural: tüketim için borçlanma, mümkünse biriktir. Borcu, sana gelecekte değer üretecek şeyler için sakla. Ve bir borcun faizini duyduğunda sor: bu oranın ne kadarı enflasyon, ne kadarı bana biçilen risk?
Arkadaşından 150 TL ödünç aldın, 3 ay sonra 180 TL ödeyeceksin. Fazladan kaç TL ödüyorsun?
Eda’nın borcunu hesaplayalım: 200 TL anapara, aylık %5 faiz, 3 ay vade.
aEda 200 TL borç aldı. Aylık faiz %5. Bir aylık faiz kaç TL?
bBorcu 3 ay sürerse toplam faiz kaç TL olur?
cEda 3 ayın sonunda toplam kaç TL öder?
"Paranın zaman değeri" — faiz senin için çalışırsa ne olur? Kartopu etkisi.