Borç verdiysen önce sen alırsın ama üstü sana kalmaz. Ortaksan en son sen alırsın ama üstü senindir.
Karadut Sokağı · ikinci fırın için para aranıyor
Salih Usta ikinci fırın için 100 bin TL arıyordu. Nurten Hanım’ın birikimi vardı. Masaya iki ayrı teklif kondu.
Birinci teklif: "Bana borç ver. Yıl sonunda anaparanı ve %30 faizini öderim. İşler nasıl giderse gitsin."
İkinci teklif: "Ortak ol. Fırının %25’i senin olsun. Kârın dörtte birini alırsın."
Nurten Hanım hesap yaptı. İlk yolda geliri belliydi: 30 bin TL. İkinci yolda ise işletmenin kârına bağlıydı.
Deniz bir tablo çizdi. Kâr 600 bin olursa ortaklık 150 bin getirirdi — beş katı. Kâr 120 bin olursa iki yol tam olarak eşitlenirdi. Kâr sıfır olursa ortak hiçbir şey alamazdı; oysa alacaklı yine 30 binini alırdı.
"Yani" dedi Nurten Hanım, "birinde az ama kesin, öbüründe belirsiz ama açık uçlu."
Deniz başını salladı. "Bir fark daha var. İşler kötü giderse ve fırın satılırsa, önce alacaklılar ödenir. Ortak en sonda kalır. Ama fırın çok kazanırsa alacaklının payı yine 30 bindir — üstü ortağa kalır."
Nurten Hanım defterine tek cümle yazdırdı: "Alacaklı önce alır ama üstünü alamaz. Ortak en son alır ama üstü onundur. Getiri farkının adı da bu: risk."
Borçlanma araçlarında siz alacaklısınız. Belirli bir tutarı, belirli bir vadeyle, belirli bir getiriyle verirsiniz: mevduat, kredi, tahvil, bono. Getiri önceden bilinir (ya da bir kurala bağlıdır). İşletme çok kazanırsa payınız artmaz; batarsa tasfiyede önce siz ödenirsiniz. Ortaklık araçlarında ise sermayenin bir parçasına sahip olursunuz: hisse senedi, girişim payı. Getiri kâra bağlıdır, garantisi yoktur, sırada en sondasınız — ama işletme büyürse kazancınızın üst sınırı da yoktur.
Bu yapı doğrudan risk–getiri ilişkisini doğurur. Piyasada daha yüksek beklenen getiri sunan her araç, karşılığında daha fazla belirsizlik taşır. Bu bir tercih meselesidir, bir akıllılık meselesi değil. Sıralama kabaca şöyledir: mevduat ve devlet tahvili en düşük belirsizlikte, şirket tahvili ortada, hisse ve girişim payı en yüksek belirsizlikte durur. “Yüksek getiri, düşük risk” diye tanıtılan her ürün, ya bir şeyi gizliyordur ya da anlatan kişi kendisi de bilmiyordur.
İki kavram daha belirleyicidir. Vade: paranın ne kadar süreyle bağlandığı. Likidite: gerektiğinde değerini kaybetmeden nakde çevirebilme kolaylığı. Bu ikisi çoğu zaman getiriyle ters çalışır: uzun vadeli ve zor satılan araçlar, bu dezavantajın karşılığında daha yüksek getiri sunar. Buna likidite primi denir.
Tahvillerde çoğu kişinin şaşırdığı bir kural vardır: piyasa faizi ile tahvil fiyatı ters yönde hareket eder. Elinizde %20 faizli bir tahvil varken piyasada yeni tahviller %30 faizle çıkıyorsa, sizinkini satmak için fiyattan indirmeniz gerekir. Faiz yükseldiğinde tahvil fiyatı düşer, faiz düştüğünde yükselir. Son olarak, tek tek araç seçmek istemeyenler için kolektif yatırım araçları (fonlar) vardır: birçok kişinin parası havuzlanır ve dağıtılır. Bir de riski taşımak yerine devretmeye yarayan türev araçlar bulunur; doğru kullanıldığında sigorta, yanlış kullanıldığında kaldıraçtır.
Aynı gelir düzeyindeki ülkelerde bile hanelerin birikimi çok farklı araçlara akar. Bu tercih hem sermaye piyasasının derinliğini hem de hanelerin taşıdığı riski belirler.
| Ülke | Hane tasarrufunda ağırlık | Borsaya katılım | Uzun vadeli fonlar | Ne anlama geliyor? |
|---|---|---|---|---|
| 🇹🇷Türkiye | Mevduat, altın, gayrimenkul | Düşük | Sığ | Tasarruf var ama uzun vadeli araçlara akmıyor. Sermaye piyasasının sığ kalmasının en temel sebeplerinden biri bu. |
| 🇺🇸ABD | Hisse ve fonlar | Çok yüksek | Çok büyük | Hanelerin emeklilik birikimi doğrudan piyasaya bağlı. Bu, derinlik yaratır ama hanenin taşıdığı riski de artırır. |
| 🇩🇪Almanya | Mevduat ve sigorta | Düşük | Orta | Zengin bir ülkede bile hisse sahipliği düşük olabilir. Tercihi belirleyen tek şey gelir değil, alışkanlık ve güven. |
| 🇯🇵Japonya | Nakit ve mevduat | Düşük | Orta | Onlarca yıl fiyatlar artmayınca nakit tutmak makul bir strateji hâline geldi — enflasyon beklentisi tercihi şekillendirir. |
| 🇸🇪İsveç | Fon ve hisse | Yüksek | Yüksek | Otomatik katılımlı emeklilik, hane birikimini sistematik biçimde uzun vadeli araçlara taşıyor. |
| 🇮🇳Hindistan | Altın ve gayrimenkul | Artıyor | Hızla büyüyor | Fiziksel varlık tercihi güçlü; buna karşılık düzenli küçük tutarlı fon yatırımı son yıllarda hızla yaygınlaştı. |
Önce alır, ama üstü ona kalmaz.
En son alır, ama üstü onundur.
Değer kaybetmeden nakde çevirebilme kolaylığı.
Bir aracın hangi aileden olduğunu anlamanın en hızlı yolu şu sorudur: kötü bir yılda sıra kimde? Her biri için karar ver.
Mevduat, kredi, bono ve tahvil. Sizi alacaklı yapar: getiri önceden bellidir, ödeme sırasında öndesiniz, üst sınır vardır. “Az ama kesin” tarafıdır.
Hisse senedi ve girişim payı. Sizi ortak yapar: getiri kâra bağlıdır, sırada en sondasınız, üst sınır yoktur. “Belirsiz ama açık uçlu” tarafıdır.
Daha yüksek beklenen getiri sunan her araç, karşılığında daha fazla belirsizlik taşır. Bu bir doğa kanunu değil, bir fiyatlama sonucudur: kimse aynı belirsizlik karşılığında daha az getiriye razı olmaz. “Yüksek getiri, düşük risk” ifadesi bu yüzden bir uyarı işaretidir.
Vade, paranın ne kadar bağlandığı. Likidite, gerektiğinde değer kaybetmeden nakde çevirebilme kolaylığı. Uzun vadeli ve zor satılan araçlar, bu dezavantajın karşılığı olarak daha yüksek getiri sunar: likidite primi.
Piyasa faizi yükseldiğinde eski tahvillerin fiyatı düşer; faiz düştüğünde yükselir. Sebebi basittir: elinizdeki düşük faizli kâğıdı satmak için indirim yapmanız gerekir. Tahvil de “sabit getirili” olsa bile fiyatı sabit değildir.
Kolektif yatırım araçları (fonlar) birçok kişinin parasını havuzlar ve dağıtır; tek tek araç seçmek istemeyenler için bir dağıtım aracıdır. Türev araçlar ise riski taşımak yerine devretmeye yarar: doğru kullanıldığında sigortadır, yanlış kullanıldığında kaldıraçtır.
Pratik yöntem: bir finansal araca bakarken tek bir soru sorun — kötü bir yılda sıra kimde? Önde olan az ama kesin alır, sonda olan belirsiz ama açık uçlu. Getiri farkının açıklaması her zaman bu sırada gizlidir. Bu ders yapıyı anlatır; hiçbir araç önermez.
Salih Usta’nın işletmesi o yıl hiç kâr edemedi. İşletmenin %25 ortağı olan kişinin payına kaç bin TL düşer?
Elinde 100 bin TL var. Salih Usta iki teklif sunuyor: %30 faizle borç, ya da işletmenin %25 ortaklığı. İşletmenin kârı 600 bin TL. Sırayla hesapla.
aElinde 100 bin TL var. Salih Usta’ya %30 faizle borç verirsen yıl sonunda faiz gelirin kaç bin TL olur?
bAynı parayla işletmenin %25 ortağı olsan ve işletme o yıl 600 bin TL kâr etse, payına kaç bin TL düşer?
cİşletme kaç bin TL kâr etseydi iki seçenek eşit olurdu?
“Krediler ve kredi büyümesi” — sokakta kredi kolaylaşınca ne oluyor? Ve bir ekonomide kredinin hızlı büyümesi ne zaman iyi haber, ne zaman uyarı işareti?